kksal55 : Turkiye’de Kadinin Anlasil a mamasi
20.10.2007
“Kadýnlarý anlamaya kalkmayýn hiç…Kadýnlarýn gerçekten ne demek istediðini bilmek istiyorsanýz (bunun her zaman tehlikeli bir þey olduðunu belirtmek gerekir) yüzlerine bakýn, sakýn dinlemeyin…” demiþtir, Ýrlandalý yazar Oscar Wilde Önemsiz Bir Kadýn adlý eserinde…
Bu teoriyi günümüzde Türkiye’de bulunan kadýn ve erkeklerin durumunu ele aldýðýmýzda biraz farklý bir gerçek ortaya çýkabilir. Zira Türk erkeði kadýnlarý ne anlamaya çalýþýr ne de yüzlerine bakmayý tercih eder. Ýstisnalar mevcuttur pek tabi, ben genel durumdan bahsediyorum…Türkiye’de bu duruma eskilerden kalma ataerkil inançlar mý, yoksa erkeklerin en az kadýnlar kadar ilgisini çeken bir çok baþka kavramýnlarýnda çok sayýda bulunmasý mý neden oluyor bilinmez çünkü zaman deðiþim çaðý. Fakat, belki de deðiþmeyen tek þey þu: her Türk kadýný onu “anlayabilecek” bir erkek istiyor; meslek, dýþ görünüm, varlýk ya da diðer dýþ etkenler hep bu ilk dilekten sonra geliyor.
Türkiye’de bir kadýnýn bir erkek tarafýndan anlaþýlabilmesi için ilk önce erkeðin kadýný önemsemesi gerekiyor. Fakat þöyle bir sorun vardýr ki, ataerkil ve dominant Türk erkeði “anlaþýlmak” isteyen kadýný önemsese bile bunu belli etmiyor, ya da belli edemiyor, hatta belli etmemeyi tercih ediyor…Anlaþýlma ihtiyacý içinde olan Türk kadýný ise o erkeðin onu anlayabilmesi için her þeyini feda etmeye hazýrken, görülüyor ki Türk erkeði aslýnda kadýna yaþamýndan çok az þey veriyor. Dolayýsýyla Türk kadýný tek bir þey hissediyor: anlaþýlamamak… Bu anlaþýlamamak durumu kadýný oldukça derinden etkiler her ne kadar Türk erkeði “anlayamamak” durumunu pek umursamasada. Bu iki zýt durumda Türk erkeði umursamazlýðýndan dolayý ve Türk kadýnýna çektirdiði acýdan dolayý yine üstün duruma geçer. Fakat görünmeyen gerçek þudur ki, kadýn, özellikler Türk kadýný onu anlayamayan ya da anladýðýný sanan Türk erkeðinden çoðu meselede daha üstün durumdadýr. Türkiye’de kadýnlarýn tarihi, dünyanýn gördüðü en ciddi zulümün tarihi olarak adlandýrabilir fakat bu, güçlüye karþý güçsüzün zulmüdür ve güçsüzün anlayamama kabiliyeti…
Sözün özü, Türkiye’de kadýn en çok erkeðin anlayaþýzlýðýndan ötürü acý çeker ve aslýnda güçlü olmasýna ya da olabilmesine raðmen, kadýnlýðýndan ötürü zayýf taraf olmayý tercih eder…Günümüzde hayallerinin, isteklerinin ve anlaþýlabilme isteðinin bir çok yere sürüklediði Türk kadýnlarýnýn durumu, yine Oscar Wilde’ýn Padua Düþesi adlý eserinde anlatýldýðý gibi, en iyi þu þekilde özetlenebilir:
Biliyorum genellikle kadýnlar,
Her biri, bir adamla eþleþmiþ, mutsuzluk içinde,Kocasýnýn bencilliði yüzünden yaþamý yýkýlmýþ: Duyulan acýyý azaltmaz genel olmak.
Sanýrým hiç duymadým bir kadýnýn güldüðünü;
Birisi dýþýnda, yalnýz sevinçten güldüðünü.
Bir akþam vaktiydi, herkesin geçtiði sokaklarda Acýnacak durumda bir kadýn yürüyordu dudaklarý boyalý, Yüzüne keyfin maskesini takmýþ; onun gibi gülemezdim ben, Hayýr, ölüm bile daha iyidir bundan…
Hatice Mine Bahadýr
Kaynakça: Wilde, Oscar. Þakir Eczacýbaþý (der.) Oscar Wilde: Tutkular, Acýlar, Gülümseyen Deyiþler. Ýstanbul: Remzi Kitabevi, 2004
2006-2007 © Copyright fazlaarama.com Sitede yayýnlanan yazýlar ve bilgiler izinsiz kullanýlamaz. Sitede sunulan programlarý kurmadan/çalýþtýrmadan önce virüs taramasýndan geçiriniz. Programlarýn kullanýmlarý sonucu oluþabilecek zararlardan fazlaarama.com sorumlu deðildir.