kksal55 : Idrice III
20.10.2007
Aylin ve Şenol yer sofrasında köy yemeklerinin tadına vardılar..Buram buram kokan köy ekmeği ve taptaze meyvalar.Bir yandan karınlarını doyururken bir yandan da başlarından geçenleri anlatıyordu Aylin..Kadın çay getirdi.Sandalyesine oturup tesbihini çekmeye başladı.
** Kötü bir yolculuk geçirmişsiniz. Görmüş olduğun o çocuk nedir bilmiyorum. Belki de bir karabasan kızım..Sıcaklar malum.. İnsanı hasta ediyor ** dedi kadın. Şenol bu sözleri duymak istiyormuş gibi atladı..
** Evet teyzeciğim. Ben de söylüyorum. Hayal görmüştür. Başka ne olabilir ki? ** Aylin çıldırıyor muyum diye düşündü. Yoksa hepsi birer hayal miydi? Ama olamazdı. Zihni gayet yerindeydi. Evin içindeki duvarlara göz gezdirdi. El işlemesi paspaslar vardı. Kurumuş biberler sırayla bir ipe geçirilmiş bu paspaslardan birinden aşağı sarkıyordu. Bagajdaki yılanlar geldi aklına. İpteki biberler yılanları anımsatıyordu. Yüzünü ekşitti birden. Kadın, Aylin'i dalgın gözlerle süzüyordu.
** Gördüklerin hayaldir kızım. Meraklanma. İstersen senin için dua ederim. İyi gelir.** dedi yaşlı kadın. Aylin aklındaki karabasanlarla uğraşıyordu. Fare gibi kemiriyordu beynini bu düşünceler. Şenol ise kadından kafasındaki yara için tentürdiyot ve sargı bezi istemişti..
** Ama birşey daha vardı. Şey.. O çocuk, arabanın camına yapıştığı sırada elinde bir yılan kafası vardı. Cama vuruyordu onunla** diye ekledi Aylin. O anda kadının elindeki tespih yere düştü. Şenol, keskin gözlerle kadına baktı. Aylin yere düşen tespihe sanki hipnotize olmuştu. Yaşlı kadın Aylin 'in bu son söylediklerini duymak istemezmiş gibi dondu kaldı.
** Ee..** Kadın konuşamaz olmuştu.
** Bir çay daha almaz mıydınız? Kelimelerin arasında es vererek konuşur gibiydi. Sandalyesinden kalktı. Boş gözlerle karşıya bakıyordu.
** İyi misiniz? Bir şey mi oldu? ** dedi Aylin. Telaşlanmıştı. Şenol ayağa kalktı ve kadının ellerinden tutarak tekrardan sandalyesine oturttu. Kadının elleri buz gibiydi. Annesinin cansız elleri geldi aklına.. Kalp krizi aniden gelip götürmüştü annesini..
Kadın kuru bir ses tonuyla konuştu.Kelimeler ağzından çıkmak istemiyormuş gibiydi. ** Yılanlar ** dedi kadın.
Şenol ve Aylin huzursuzca bakıştılar. Bakışlarından ürkeklik seziliyordu. **Yılanlar mı? Ne olmuş yılanlara? Anlatırmısınız lütfen? ** Aylin herşeyi öğrenmek isteyen bir cinayet müfettişi gibiydi. Üzerindeki korkaklık gitmiş yerini merak almıştı. Yer sofrasına da alışkın değildi,dizleri tutulmuştu, bir sandalye alıp oturdu.
** Yılanlar, İdrice'nin yılanları ** Kadın kendine gelir gibiydi. ** Bundan dört sene önce iki kişi öldü burada. Ama normal bir ölüm değildi. Yılanların saldırmasıyla öldüler. Birisi küçük bir kız çocuğuydu. Yılanlar önce korkutmuşlar onu, daha sonra da saldırmışlar. Vücudunun her tarafında ısırık izleri varmış. Burnunu falan yemişler. Kız zor bela hastaneye götürülmüş. Doktorlar güçlükle kurtarmışlar kızı ama kız yatalak olmuş. Ne konuşuyor ne de ayağa kalkabiliyormuş. Ama sonra.. Kızın sinirleri iyice bozulmuş. Her gece rüyasında musallat olmuş yılanlar.. Ve sonunda kız cinnet geçirip kendini yakmış. Ah Allah'ım, zavallı Yelda..**
Aylin kadının anlattıkları karşısında şok geçiriyordu. Kaşları çatılmış, yolda kendisine görünen'in Yelda olduğunu düşünüyordu. Ellerinde beliren titreme bütün vücuduna yayıldı. Gözleri irileşti,yüzündeki damarlar genişledi. Şenol ellerini ve ayaklarını yaptığı hatadan dolayı pişman olmuş bir çocuk gibi büzüştürmüştü. Gözünün altındaki yaraya dokundu. Yılanlar. Az kalsın gözünden olacaktı.
** Aman Allah'ım! Nasıl bir vahşet bu? Peki ikinci ölen kim? ** dedi Aylin merakla. Kadın bunları anlatırken gözleri dolmuştu.
** Onu bilmiyorum..Çok eskiden yaşanmış. Ben çok ufakmışım o zaman. Ama tek bildiğim elli yaşlarında bir adammış. Ve tek kolu yılanlar tarafından parçalanmış. Aşırı kan kaybından da ölmüş. İdrice'de yılanlar hiç sevilmez. Yılan kelimesi bile geçmez hiçbir sohbette. Demek sana görünen Yelda idi. Peki neden böyle birşey yaptı bilmiyorum **
Aylin ben biliyorum gibilerinden başını salladı. Şenol'a baktı öfkeden kudurmuş gözlerle. Kadın, eğer isterlerse bu gecelik evinde kalabileceklerini belirtti. Zaten yalnız yaşıyordu. Uzun zamandır misafir de ağırlamamıştı. Şenol bu teklifi geri çevirse de, Aylin konaklamanın çok iyi olacağını söyledi. Şenol da bu dinlediklerinden epey etkilenmişti. Birgün bu yılanların başına iş açacağını biliyordu. Ve bu son partinin ardından işi bırakacağını düşündü. Şenol, Aylin'in ısrarlarına dayanamadı ve evde kalmayı kabul etti. Şenol'u, yaşlı kadının getirdiği ilkyardım malzemeleriyle kafasına pansuman yaparak sargı bezleriyle tedavi etti Aylin. Şenol bundan çok etkilenmişe benziyordu ki Aylin'e çok güzel olduğunu söyledi ilk kez. Ve karanlık iyice bastırmıştı İdrice'de..
2006-2007 © Copyright fazlaarama.com Sitede yayınlanan yazılar ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Sitede sunulan programları kurmadan/çalıştırmadan önce virüs taramasından geçiriniz. Programların kullanımları sonucu oluşabilecek zararlardan fazlaarama.com sorumlu değildir.